BİZ BU KADAR APTAL MIYIZ?

Tablet, telefonlar, cep telefonları, dijital platformlar; elektrik, su, doğalgaz ve internetten alışveriş…
Teknolojiye aşina olduğumuzu iddia edip bu saydıklarımızdan kazık yemeyen kaç kişi vardır?
Örneğin Türk Telekom, sabit telefon kullanıcısı olmasanız da bununla ilgili doğrudan bir kullanma bedeli ödemek zorunda bırakılırsınız. Söz konusu ücreti ödemek istemediğinizde ilgili firmadan “operatörlerimize bu konuda açık bir irade beyanında bulunmanız gerekir” şeklinde karşılık alırsınız. Sonrasında uzun bir süre numaralar içinde kaybolur, çağrı merkezindeki yetkili kişiye ulaşmak için koca bir gününüzü boşa harcarsınız. Nihayet karşınıza şartlandırılmış “çenebaz” bir operatör çıkar. Size aboneliğinizden vazgeçmemeniz için bin bir dil döker ve sonunda kendinizi ikna edilmiş halde bulursunuz.
Ama siz direnip aboneliği iptal ettirmeyi düşündüğünüz zaman biri size ulaşır, bin bir farklı vaatte bulunur ve sizi abonelikten vazgeçirmemek adına ikna edici birçok cümle sıralar.. Bazen tüm bir gününüzü yok yere harcan operatör dışında birden çok operatörle muhatap olmak zorunda bile kalırsınız.
Başka bir örnek olarak; Digiturk, D-Smart, TiVibu aboneliğinizi iptal etmek istediğiniz zaman bin bir dereden su getirirler. İptal etmeyi düşündüğünüz zaman bir sürü kişi size ulaşır ve yayını sağlayan ve kutu olarak belirtilen aracı yetkili yere teslim etmenizi belirtirler, çokça kez ararsınız şu fatura bu fatura derler, mücadeleye devam ederler. Yakanızı kurtarmak oldukça zordur. Kullanmadığınız faturaları dahi tahsil etmek isterler. Siz de Avukatlık ücreti ya da başka ücretler ödeyeceğime bunu ödeyeyim der, kullanmadığınız hizmetin bedelini ödersiniz.
İnternetinizi taşımak istersiniz, bir türlü nakil işlemi gerçekleşmez fakat “Nakil işleminiz gerçekleşmiştir, iyi günlerde kullanınız.” gibi kalıp bir mesaj size ulaşacaktır. Buna bağlı yapılanmalar faaliyette değildir ve siz internet yayınlarını almamış olsanız da bunların parasını takır takır ödersiniz.
Dijital platformlardaki ve internetteki arızalar sebebiyle 20 TL’lik bir ücret karşınıza çıkar. Fakat Digiturk 63 TL olarak yansıtır ve tahakkukla bunu zorunlu tutar. Takip eden dört gün içerisinde bir servis elemanı gelir ve zaten internet üzerinden bu yayınlara ulaşabilirsiniz mesajları da gelir; sanki bundan para almıyorlarmış gibi…
Eee… Herkes internetten alışveriş yapıyor. Özellikle içinde bulunduğumuz Pandemi döneminde internet alışverişinden kazık yemeyenimiz var mıdır?
İnternet üzerinden olmayan bir ürünün reklamını yapıyor, parayı aldıktan sonra da ürünün henüz elinde olmadığını söyleyerek insanları oyalıyorlar. Mesela İstanbul Bilişim, siparişinizi iptal etseniz de verdikleri sürede ödediğiniz parayı hesabınıza bir türlü iade etmez. Ya beklemeye devam ya da mahkemeye…
Bazen de sipariş verdiğiniz ürünün alt modelini gönderilmekte, bizler de iade veya değişimle uğraşmak yerine kullanmayı tercih ediyoruz. Daha doğrusu kullanmak zorunda kalıyoruz. Satıcılar ise nasıl olsa salak bunlar, kazık attım mantığıyla bakıyorlar.
Biz gerçekten bu kadar salak mıyız?
Elektrik, su ve doğalgaza gelecek olursak yakında şu tarz şeyler görünce hiç şaşırmamız gerekir;
Kullandığımız elektrik, su ve doğalgazın devede kulak kaldığını, onun yanındaki hizmet bedelleri, vergiler ve ıvır zıvırların asli hizmet aldığımız unsurların çok gerilerinde kaldığını görmeye başladık. Bu artık öyle bir hale gelmeye başladı ki biz mi elektrik, su, doğalgaz kullanıyoruz yoksa onlar mı bizi kullanıyor; yoksa işlerine öyle geliyor da, bu millet aptal ne yaparsak kabul etmek zorundalar diye mi düşünüyorlar?
Bir süre önce bir olay dinledim;
Bir kuruma bekçi alınıyor, bir süre sonra da bu bekçiyi idare etmek için bir amir alınıyor; amiri idare etmek için ise bir müdür. Amirle müdür konuşma esnasında, müdür amire “Sen müdür ol ben de genel müdür olayım, yeni bir amir alalım.” diyor. Öngörülen 3 kişilik kadro çıkıyor altı kişiye, beş kişi bir bekçiyi idare ediyor ve yine bu beş kişi bekçinin işine son veriyor.
Elektrik, su ve doğalgazla bizim sonumuzda böyle olacak; hizmet almadan fatura ödeyeceğiz. Ve devamında bu durum katlanarak devam edecek gibi gözüküyor.
Görünen o ki, yasalar caydırıcı olmadığı sürece aldığımız hizmet yeterli olmadığı gibi kazıklanmaya da devam edeceğiz.
Haydi mücadeleye devam, artık kazık yemeyelim!

AV. TURGAY ÖZCAN