HER CEZA ALAN SUÇLU MUDUR?

Hukuk Fakültesinde okurken çok fazla Hukuk kitabı okumak da benim için ayrı bir zevkti. Fakültede benim hocam değildi ama okuduğum eserlerinde bana yön veren hocalardan biri de Ankara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Ceza Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Faruk Erem’di. Faruk Erem’in iki cümlesi hiç aklımdan çıkmaz. Birincisi, “Biz Hukukçular avukatlık yaparken suçu savunmayız, insanı savunuruz.” İkincisi ise, “Suçluyu kazı, altından insan çıkar.”

Batının yargılama sistemiyle ülkemizin yargılama sistemi arasında savunma ve yargılama anlamında çok büyük farklar söz konusudur. Bizde bir sanık ceza alıp Yargıtay’dan geçince hiç şansı kalmaz. Peki, mahkemeler, İstinaf, Yargıtay peş peşe hatalar yapamaz mı? Elbette yapar. Ancak kişinin masum olduğunu bilseniz dahi bunu son aşamada döndürmek o kadar zor ve imkânsızdır ki.

İçerideki bir ümit, dışarıdakiler iki ümit, sevdikleri üç ümit bekler. Haksız yere ceza aldığını kendi kendine söyler mahkûm, kendi söyler yine kendi dinler. Başkasını bulamaz söyleyecek. Avukat kişinin suçsuzluğuna inansa da yargılama girdabında çaresizce mücadele etmek istese de bu çok zordur.

Peki, bu durum ülkemizde bu şekildeyken dünya bunu bu şekilde mi kabul eder?

ABD deseniz, asla kabul etmez. Kişinin her zaman birden fazla şansı vardır; Fransa, İngiltere, Kanada kabul etmez ve daha birçok örnek verilebilir. Peki, neden bizim sistemimiz insanın hata yapabileceğini kabul etmez? Neden hakimlerin ve savcıların hata yapamayacağını düşünür? Bunu değiştirmeye neden cesaretimiz yok? Hukuk devletiyiz, değil mi? Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren devlettir. ABD, sevsek de sevmesek de bir Hukuk devletidir.

İnsandan değerli canlı yoktur. İnsanın değeri ortadayken insanları bir şeylere mahkûm edip, hakkı yok diye içerde tutmak nasıl mümkün olabilir? Özellikle suçsuz insanları buna mahkûm etmek nasıl bir Hukuk anlayışıdır?

Fetöcü hâkim ve savcılar Anayasa Mahkemesi tarafından aklanmışlar ve ceza almadan serbest bırakılmışlardır. Bu çok küçük bir istisnadır, tünelin sonundaki ışık bile değil; hala tünelin sonu çok karanlık.

Biz Türkiye’nin geleceği için ufukta bir ışık görmek, herkesin hakkını vermek istiyoruz. Ümitsizlik içinde olanların yanında güçlü bir avukat olmalı, avukatların da bu anlamda maddi olarak tatmin edilmesi gerekmektedir.

Burada herkes işini yapsın; Avukat işini yapsın, hükümlünün de savunması dinlenilsin.

Savunmaya önem verin. Unutmayın ki bir gün ben de dâhil herkesin savunmaya ihtiyacı olacaktır.